Başbakan Erdoğan Katar'a Gitti

Başbakan Erdoğan, 13. Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın katılma üzere ve resmi temaslarda bulunmak için Katar'a gitti. Başbakan Erdoğan, ziyaret öncesi bir basın toplantısı yaptı.

Güncelleme:
20/04/2012

Başbakan Erdoğan, 13. Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın katılma üzere ve resmi temaslarda bulunmak için Katar’da özel uçak "ANA" ile saat 20.05'te Katar'ın başkenti Doha'ya gitti.
 
Başbakan Erdoğan, ziyaret öncesi bir basın toplantısı yaptı. Erdoğan ziyaretine Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kalkınma Bakanı Cevdet yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, AK Parti milletvekili Yalçın Akdoğan ve diğer ilgililerin eşlik edeceğini söyledi.
 
Katar’la olan ilişkilerin gelişmesine paralel olarak bölgesel ve küresel istikrara katkıda sağlamak üzere çaba harcadıklarını söyleyen Başbakan Erdoğan ziyareti sırasında   Emiri Şeyh Hamid Bin Halife El-Tani ve   Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Casim El Tani ile görüşmelerde bulunacağını aktardı.

Ayrıca 13. Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın bir Ortadoğu ülkesinde gerçekleştirilmesinin ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, "Bölgede yaşanan dönüşüm açısından da konferansın Katar’da düzenlenmesi ayrı bir önem taşıyor. Konferansta küresel kalkınma ve sürdürülebilir tema ele alınacak. Platformda Türkiye’nin dokuz buçuk yıllık performansı hakkında bilgi vereceğim" ifadelerini kullandı.
 
"HER HALDE ANAYASA MAHKEMESİNE GİTMEZLER DEDİM"
 
Başbakan Erdoğan Katar'a gidişi öncesinde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, "CHP, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yasanın şekil yönünden iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak.

Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Başbakan Erdoğan, "Ana muhalefet partisinin her zamanki uygulaması. Tutarsızlığının değişik bir versiyonudur" dedi. Geçtiğimiz hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kutlu Doğum Haftası kutlamalarında yaptığı konuşmasını hatırlatan Başbakan, "Nitekim, anamuhalefet partisi lideri, İstanbul'da Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada ortaya çok farklı bir takdim sunmuştu ve ben de heyecanlanmıştım.

Herhalde demiştim, Anayasa Mahkemesi'ne falan da gitmezler.Çünkü burada 4+ 4+ 4'te, Kur'an'ın öğretilmesi, Peygamberimiz'in hayatı var.Kur'an'ın takdimi noktasında, Peygamberimiz'in hayatı ile ilgili bu kadar önemli ve güzel sözleri söyleyenler, bunu kalkıp da Anayasa Mahkemesi'ne götürmezler. Ama şimdi de bu yaklaşımı duyuyoruz. Temenni ederiz ki, son anda yine vazgeçebilirler, belki vazgeçerler, vazgeçmeleri daha isabetli olur. Aksi haldebu tutarsızlıklarının, halkımız nezdindeki yeni bir uygulaması olacaktır"dedi
 
"BEN BUNU İKTİDAR PARTİSİNE GÖTÜREMEM"
 
Tutuklu milletvekilleri ile ilgili olarak bir yol haritası olup olmadığı sorusuna ise Başbakan Erdoğan şöyle cevap verdi:
 
"Meclis Başkanı 3 parti ile görüşmesini yaptı. Fakat 3 parti ile yaptığı görüşmede 3 farklı yaklaşım tarzı ortaya çıkıyor. Bu 3 farklı yaklaşım tarzı örtüşmeli ki, Meclis Başkanımız da böyle bir teklifi bize getirmiş olsun ve biz de yetkili kurullarımızda bunu değerlendirelim. Ama böyle o farklı, o farklı, öbürü daha farklı, böyle bir yaklaşım ortaya koyacaklarsa, öyle zannediyorum ki, Meclis Başkanımız'ın da ifadesiyle, 'Ben bunu iktidar partisine götüremem' dedi. İşin aslı da budur zaten."
 
BARZANİ İLE GÖRÜŞME
 
Başbakan Erdoğan bugün yaptığı Mesut Barzani görüşmesinin içeriği hakkında ki soruya ise şöyle cevap verdi: "Özellikle mevcut Başbakan'ın gerek kendi koalisyon ortaklarına olan davranışları, gerek Irak'taki yapılanma içerisindeki ben merkezli, adeta şartları zorlayıcı yaklaşımları, Irak'taki gerek Şii grupları, gerek sayın Barzani'yi, gerek Irakiye grubunu ciddi manada rahatsız etmektedir. Bunlar da bu süreci olumsuz şekilde etkilemektedir.

Bunun üzerinde durduk. Diğer konu, Suriye'deki gelişmeleri değerlendirdik. Suriye ile ilgili değerlendirmemizde de yaklaşım tarzımızın örtüştüğünü gördüm. 3. önemli konu da PKK terör örgütüyle alakalı müzakeremizdi ki, orada da yaklaşım tarzımızın aynı olduğunu ve kendilerinin bu konuda özellikle rahatsız olduğunu, terör örgütünün yaklaşımlarını tasvip etmelerinin mümkün olmadığını ifade ettiler. İletişim halinde olacağız. Aynı zamanda orayla da pek çok ekonomik ikili ilişkiler var, ağırlıklı enerji, altyapı çalışmaları bazında... Bunların da devamını değerlendirdik."
 
"GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ TEBRİK EDİYORUM"
 
Zeytinburnu Kozlu Mezarlığı'nda bulunan bombalarla ilgili soruya Başbakan Erdoğan, "İstanbul Polisimizin başarılı bir operasyonu. 20 25 günlük izlemenin neticesinde varılan bir sonuç. Teröristin yanında taşımış olduğu şey gücü çok fazla. Güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Böyle bir şeyi sıkıntı gelmeden çözdüler. Bundan sonra ne gelir yargı ortaya çıkaracaktır" dedi.
 
İskenderun'da bulunan ve Suriye'ye silah taşıdığı iddiası ile bekletilen bir gemi olduğunun hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, silah konusunun tahmini olduğunu, gemide gerçekten silah bulunuyorsa incelemeye alınacağını belirterek, "Ülkesine geri gönderme de söz konusu. Alıkoymak da söz konusu. İncelemeleri gümrük muhafaza yapıyor. Şu anda kesin bir şey söylemek söz konusu olmaz" şeklinde konuştu.
 
"DAYATMACI, OTORİTER SİSTEM VAR"
 
BM'nin Suriye'de bulunan gözlemcilerinin sayısının 30'dan 300'e çıkarılması talebi ile ilgili soruya Başbakan Erdoğan, sayı noktasında kararı   Güvenlik Konseyi'nin ilgili kurumlarının vereceğini belirterek, çalışmayı yürütenlerin gözlemci sayısının yetersiz olduğu durumda daha fazla talep edilebileceğini söyledi.

Gözlem çalışmalarının ne kadar tarafsız olacağı konusuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Nerelerde müsaade edecek bunları bilmiyoruz. Gördüğümüz kadarıyla Cenevre'de bugün imzalar atıldı. Dileriz kan ve ölüm durur. Bundan sonraki süreçte halkın kendine olan özgüveni daha fazla artar. Orada yardım paketleri dağıtılıyor. Bunun olması Suriye’de durumun ne olduğunun belirtisidir. Milli bütçeleri ciddi bir zaafın içinde. Ne kadar tahammül edilir, bunu bilemem.

Çin ve İran gezilerinde edindiğimiz bilgileri paylaşmıştım. Çin'in düşünceleri bizimle örtüşüyor, İran farklı bir yaklaşım içerisinde, Rusya, 'Müşterek bir çalışma yapalım' diyor. Bunlarla bu çalışmaları yürüteceğiz. Bizim bütün temennimiz, İstanbul’daki zirve mucibince de... Biliyorsunuz ki Ulusal Geçiş Konseyi toparlayıcı bir çalışmayı sürdürmek süreti ile işallah çok daha güçlü bir çıkış yapar. Suriye halkının buradaki rejimin yanlışlarına evet demeden demokratik yoldan çözüm gerçekleştirir. Demokrasi olmadığı sürece şu sıkıntıları Suriye aşamayacaktır. Şu anda orada dayatmacı, otoriter sistem vardır. Suriye halkı bundan kurtulmayı istemektedir."
 
Başbakan Erdoğan, Suriye'de şu anda 10 bini aşkın ölüm olduğunu dile getirerek, Türkiye'de 25 bini aşkın, 100 bine yakın da Ürdün'de sığınmacı bulunduğunu kaydetti. Erdoğan, "Bütün bu insanlara biz tabii ki kollarımızı açtık, biz gelene 'hayır' diyemeyiz. Onun için tedbirlerimizi aldık, bu konuyla ilgili çalışmalarsürdürülüyor. Gelene elimizden geldiği kadar destek veriyoruz ve kardeşlik,komşuluk görevimizi yapıyoruz. Sonunun hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
 
"HAK YERİNİ BULSUN, ADALET TECELLİ ETSİN"
 
28 Şubat soruşturmasının ikinci dagası ile iligili sorulan soruya Başbakan Erdoğan, yapılan araştırmaların devamı olduğunu belirterek, "Konu ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapmaktan öte, daha önce de söylediğimiz gibi artık ülkemizde herkes şunu biliyor ve görüyor; Darbeler, artık bu ülkede sorgulanıyor. 12 Eylül referandumunda verilen söz ve vaatler yerine geliyor. 12 Eylül referandumunda meydanlarda söylediklerimizi farklı şekilde eleştirenler, 'Bunlar sadece meydanlarda söylenir, burada kalır' diyenler, herhalde referandumun neticesine yüzde 58 ile 'evet' diyenlerin haklılığını ortaya koymuş durumdadır. Burada da temennim odur ki, hak yerini bulsun, adalet süratle tecelli etsin" dedi.
 
Erdoğan'ı Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ile öteki ilgililer uğurladı. Başbakan Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan, Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ ve Beşir Atalay, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'de Doha'ya hareket etti.

Kasımpaşa maçında galibiyeti getiren golün asistin...

Haber

Yenikapı'dan Maslak'a uzanan metro hattının İstiny...

Haber

Shakhtar Donetsk'in çalıştırıcısı Mircea Lucescu, ...

Haber

Güzel oyuncu Gamze Özçelik, gelen teklifleri değer...

Haber

Ünlü oyuncu Olgun Şimşek alışveriş yaparken görünt...

Birleşik Arap Emirlikleri'nden yayın yapan MBC4 kanalının yaptığı ankette Arap d...

Haber

Yarın akşam Samanyolu TV'de ekrana gelecek olan Kü...

Haber

Aramızda Kalsın 43. son bölümünde Bahattin Hüsne'y...

Acunn.Com